Önce bir temas duyarsınız, hiç fark ettirmeyen, kuşkulu, anlık bir temas. Bunu giderek yayılan bir sıcaklık izler. Sonra acı. Gitgide artan bir acı…
İnsanın en çok canını yakanlar, hiç beklemedikleridir. Kâğıt kesikleri gibi.
(Sırrı Süreyya Önder)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
UFUK ÇİZGİSİ
Ses boşlukta uzanmıştı. Bir bebek sesinin bana seslenmesiyle kendime geldim. Uzun bir yoldan, boş bir vagonda, hoparlöründen cızırtılı sesl...
-
BAHÇEDE ALTIN SARISI SAÇLAR: Bir Macara Hatıratı “Annesi Erken Ölen Çocuklar İçin” Rüzgara koyu renk bir elbiseyle çıkmış ağacın, dallar...
-
Psikodramada benimle bağ kuran sevgili arkadaşlarıma ithafen... Avazım çıktığı kadar bağırarak başladım. Kollarımı uzattım, hafif titre...
-
Dedemin vefatının ardından dokuz yıl geçti. Bugün onu kaybetmenin acısına biraz daha uzaktan bakarken, bana neler kazandırdığını da rahatça...
İnsanın en çok canını yakanlar, hiç beklemedikleri midir? Öyledir herhalde. Ama canının en çok kağıt kesiğinden yanacağını kestirir gibi geliyor bana kişioğlu. Ne de olsa elinden düşürmediği o kağıt değil midir?
YanıtlaSilama sahiden de elime kesen kağıt parçalarından hiç beklemem ben o acıyı:)
YanıtlaSilher seferinde "hay aksi" der, dert yanarım. ahh benim narin derim:)
Ah sizin narin deriniz değil de ah sizin unutkanlığınız mı demeli yoksa?
YanıtlaSila h h benim narin unutkanlığım...
YanıtlaSil:)