"yağmaktan bıkmış bir yağmur gibi dindim" baki ayhan t.
artık zamanı gelmişti, durup durup ağlamakları terkettim. çünkü insanın hayatındaki en önemli şeyin aslında kendisi ve dolayısıyla ahireti olduğunu bildiğimden olsa gerek ki, uzun yolculuklara çıkıyorum kendimce. bırakmıyorum kendimi tek başına örneğin.
sabahın erken saatlerinde kalkmayı seviyorum, mutlu değilim belki, çok sevinçli değilim evet ama kötümserde olmayacağım artık. allahın izniyle. dindim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
UFUK ÇİZGİSİ
Ses boşlukta uzanmıştı. Bir bebek sesinin bana seslenmesiyle kendime geldim. Uzun bir yoldan, boş bir vagonda, hoparlöründen cızırtılı sesl...
-
BAHÇEDE ALTIN SARISI SAÇLAR: Bir Macara Hatıratı “Annesi Erken Ölen Çocuklar İçin” Rüzgara koyu renk bir elbiseyle çıkmış ağacın, dallar...
-
Psikodramada benimle bağ kuran sevgili arkadaşlarıma ithafen... Avazım çıktığı kadar bağırarak başladım. Kollarımı uzattım, hafif titre...
-
Dedemin vefatının ardından dokuz yıl geçti. Bugün onu kaybetmenin acısına biraz daha uzaktan bakarken, bana neler kazandırdığını da rahatça...
O kadar emin olmayın derim ben. Dinmek güzel şey, insan arzuluyor bunu lakin ben yaradılışımızın buna uygun olduğundan şüpheliyim. Dinmek belki biraz görmezden gelmek demek. Gören ruhun (her şeyi tüm açıklığıyla görmedikçe -ki bu ne kadar mümkün takdirini size bırakıyorum) çalkantısız olması... Zor sanki.
YanıtlaSilkimbilir belki...
YanıtlaSillakin arasırra kaldırıp yarayı acıtsam da, herşeyi kendi kontrolümde tutmanın (insanı olarak üzerime düşen görevlerimin ya da) sınırındaki satırlarımdı.
mesela sevmekten vazgeçmek isayı. hayır adı dahi anmamak.. iç sızlamasının terketmesi. nefrete dönüşmüş hal travması.
ve dahi birçok şey birden.